Eğitim

Yıllardan Çözülemeyen Paradokslar

Öncelikle paradoksun tanımını yapalım. Paradoks, görünüşte doğru olan bir ifade veya ifadeler topluluğunun bir çelişki yaratması veya sezgiye karşı bir sonuç yaratmasıdır. Çoğunlukla, çelişkili görünen sonuç veya sonuçların aslında çelişkili tarafları vardır. Paradoks teriminin karşılığı olarak Türkçe’de yanıltmaç, çatışkı ve çelişki sözcükleri kullanılmaktadır.
Yandaki şekilde bir paradoks yoktur ve bir ilüzyondur veya göz yanılması diyelim. Şöyle ki Şekilde ilk durumda iki parçadan oluşan üst eğimli yüzey içe doğru bükük durmakta, ikinci durumda ise bu yüzey yine parçalı fakat dışa bükük olduğu için oradan alan kazancı olmuş, bu da içeriye bir boş kare olarak yansımıştır. Ancak bu pek çok zekî kişi tarafından da uzun süre fark edilemeyebilmektedir.
Başka bir bakış açısı olarak; kırmızı üçgenin eğimi olan 3/8 ile mavi üçgenin eğimi olan 2/5, görüldüğü gibi eşit değildir. Dolayısıyla bu iki üçgen ile iki parçacığın oluşturduğu her iki şekil de üçgen değildir. Bu yüzden de iki şeklin alanlarının farklı çıkması gibi bir şey söz konusu olamaz.
Ayrıca kendi içinde çelişen veya tam tersi şekilde sonuç olarak doğru olan fakat absürd veya çelişkili gözüken bir ifadeye (veya ifadelere/ifadeler bütününe) de paradoks denmektedir. Kökleşmiş inanışlara aykırı olarak ileri sürülen düşünce olarak da tanımlanabilir. Yani bir nevi çelişkidir. (wikipedia)

Yıllardır Çözülemeyen Paradosklar

Euplides (Kum Yığını) Paradoksu:
Euplides, hiçbir zaman bir “kum yığını” oluşturulamayacağını iddia etmiştir. Çünkü bir kum tanesi, “yığın” değildir. Yanına bir tane daha koyarsak yine yığın oluşmaz. “Kum yığını” olmayan bir şeyin yanına (veya üzerine) kum tanesi koymakla yığın elde edemeyeceğimize göre Hiçbir zaman “kum yığını” oluşturamayız.
Daha açık bir deyişle: Kabul edelim ki birer birer kum tanelerini biraraya getirelim. Hangi merhaleden sonra kumlar “yığın” oluşturur? Diyelim ki ‘bir milyon’ adet kum tanesi, bir yığın oluştursun. Dokuzyüz doksandokuzbin dokuzyüz doksandokuzu “kum yığını” kabul edilmeyecek mi? Edersek “1” eksiği de yığın olmaz mı? Yani hangi aşama bizim için “yığın” anlamına gelir?

Timsah Paradoksu :
Bir timsah, bir çocuğu yakalar…Çocuğun babasına, eğer ne yapacağımı bilirsen, çocuğu serbest bırakacağım der..Babası timsaha şöyle der:
“Çocuğumu geri vermeyeceksin.

İlk dava (Avukatın dilemması)
Hukuk fakültesini bitiren genç, ülkenin en ünlü avukatının yanında staj yapmak için başvuruda bulunur. Avukat gence tek şart ileri sürer: “İlk davandan elde ettiğin bütün parayı bana vereceksin”. Anlaşma imzalanır ve iki yıl beraber çalışırlar. Tam staj bittiğinde genç anlaşmayı haksız bulduğunu, ilk davadan kazandığı parayı ona vermeyeceğini açıklar. Avukat tazminat talebi ile mahkemeye başvurur.
Hakimin kararı ne olmalıdır?
İki davalı duruşmada hakimin karşısına geçtiğinde avukat şunu söyler:
“-Sayın yargıcım, bu davayı uzatmaya gerek yok; çünkü eğer ben kazanırsam zaten parayı alacağım, eğer kaybedersem yine alacağım, çünkü anlaşmamıza göre o ilk davasından kazandığı parayı bana verecek.”
Hakim tam avukatı haklı bulacakken bu kez genç avukat söz alır ve şöyle der:
“-Sayın yargıcım, evet avukat haklı, bu duruşma gerçekten gereksiz, ama benim lehime; zira eğer ben bu davayı kazanırsam zaten ona birşey ödemeyeceğim. Eğer kaybedersem, anlaşmamıza göre ilk davayı kaybettiğim için ona yine bir şey ödemeyeceğim.”

Kralın dilemması
Kral ülkenin yalancıları arasında bir yarışma açtı. “İşte bu yalan,” diyebileceği bir yalan uydurana bir küp altın vadetti. Yalancılar akın akın saraya gelip yalanlarını söylediler, fakat yalanlar ne kadar akıl almaz olursa olsun kral hep, “olabilir, niye olmasın …” gibi cevaplar veriyordu. Böylece hem eğleniyor, hem de bir küp altından olmuyordu.
Derken kahramanımız elinde boş bir küple huzura çıktı ve konuştu:
“-Rahmetli dedeniz bir savaşa çıkacaktı, ancak o günlerde hazinede yeterli para yoktu. Dedeniz dedemden bu küple bir küp altın borç aldı ve ‘bu borcumu torunum torununa ödeyecek,’ diye söz verdi. Şimdi, dedenizin borcunu bana ödemeniz için buraya geldim.”
Kral, “işte bu kuyruklu bir yalan!” deyince adam, “o halde ödülümü alayım,” dedi.

ZOR HESAP
İki çocuk ayrı ayrı kalem satmaktadırlar. Her ikisinin de 30’ar tane kalemi vardır. Biri, 3 kalemi 10 TL’ye; diğeri de 2 kalemi 10 TL’ye vermektedir. İlki 30 kalemden 100 TL, diğeri de 150 TL kazanır. ( Toplam 250 TL.) Ertesi gün yine 30’ar kalemle evlerinden çıkarlar. Yolda karşılaştıklarında biri diğerine der ki:
-“Gel seninle ortak olalım. 60 (30+30) kalemin 5 (2+3) tanesini 20 (10+10)TL’ye satalım. Kazandığımız parayı da paylaşırız. Basit bir hesapla 60 kalemden 240 TL kazanırlar. Yani:
5 Kalem……………20 TL ise
60 Kalem…………..x TL’dir. Buradan;
x=(60.20)/5= 240 TL
Çocuklar, ayrı ayrı satış yaptıklarında toplam 250 TL kazanıyorlardı. Beraber sattıklarında neden 10 TL zarar ettiler?

Oyunuz kaydedildi! Şimdi paylaşabilirsiniz!


Ne Düşünüyorsun?

  • Beğen
  • Hahaha
  • Sevimli
  • İnanılmaz
  • Üzgün
  • Sinirli

İlginizi Çekebilecek Benzer Yazılar


Düşüncelerini bizimle paylaşır mısın?

Düşüncelerinizi bizimle paylaşır mısınız?

To Top

Ayıp Ama!

Lütfen AdBlock eklentisini sitemiz için devredışı bırakınız!