Tarih

Nazilerin Karanlık Dunyası – Nazi Görüşün Ardındaki Thule Tarikatı

swastika nazi hitler bayrak

Öncelikle belirtmek isterim ki bu konu hakkında cok fazla turkce kaynak bulmak zor degil fakat olan kaynaklar cok fazla metafizik olaylar, efsaneler ve komplo teorileriyle iç içe geçmiştir bizim bu yazı dizimizde efsaneyı gercekten ayırmak ve tarihsel acıdan thule örgutunu incelemek olucak.

Thule ismi Thule Kornen den alınmıstır Thule izlanda mitolojisindeki batık bir adanın adıdır. Ayrıca Gronland’ın biraz batısında, günümüzde de bulunan bir kent bulunmaktadır. Kornen ise hem yarım ada hemde boynuz demektir Birlikte okudugumuzda Thule yarım adası denilmektedir fakat kornen boynuz anlamınada geldiğinden bazı arastırmacılar bunu Zulkarneyn as ile ilişkilendirmişlerdir Ayrıca Vikinglerin Miğferleri Çift boynuzludur bunuda unutmamız lazım.

Thule orgutunun içinde bulunan isimler Rudolf Hess, Karl Haushoffer, Alfred Rosenberg, Dietrich Eckardt, Rudolf Glauer ve Adolf Hitler

Ama bizim burada dikkat etmemız gereken 2 isim var Karl Haushofer ve Rudolf Glauer Namı diğer Baron Rudolf von Sebottendorff
“Thule’nin tüm sırları, eski kayıp bir uygarlığa dayanır. insanoğlu ile ‘dış zekalar’ arasında bulunan bazı aracı varlıklar, bu sırlara erenlere büyük bir güç kaynağı oluşturmaktadırlar. bu güç kaynağı Almancayı dünyaya egemen kılacaktır. yine bu güç kaynağı, geleceğin üstün insanının ortaya çıkmasını ve insan türünün değişimini sağlayacaktır. ” ( Nazi partisinin 7 kurucusundan biri olan Dietrich Eckardt)

Burada önemli olan bunlar efsane olsun veya gerçek olsun buna inanan ve bu sekilde bir tarikat kurmus ınsanların bir arada bulunması kaldıki bu kişiler nazi partisini kurmus ve Almanya’yı yöneterek 2. dunya savasını baslatmıslardır bu bizim için ve insanların üzerindeki inanc etkilerini göstermesi acısından cok önemlidir.

Karl Haushofer Hem Thule tarikatının hemde nazi partisinin kurucuları arasında olan bir kişi bu kişi cok esrarengiz ve hakkında cokca arastırmalar yapılmıs bir şahıs

kendisinin ileri derecede geleceği göre bilme yetisinin oldugunu söylerler şunuda belirtelim thule ve nazi partisindeki çoğu insanlar astrolojiye meraklı değil astrolojiyi bir bilim ve gerçek olarak kabul edip uzerınde calısmaktadırlar

Kimilerine göre Hitlerin Fransayı dize getirip avrupa kıtasına hakim olmasını thule örgütü saglamıştır Cunku bu kişi (Karl Haushofer) iddialara göre Düşmanın saldıracağı saati Top atıslarının noktalarını ve cevreleri metafizik istihbaratı saglıyordu bu ne kadar gercekci tartısılır fakat Hitlerin buna inandıgı kesin
Aynı sekilde Hitlerde maji ve astrolojiye ilgiliydi ve kendisi hakkında bir sürü söylenceler cıkmıstır. İnsanları radyolardan yaptıgı konusmalarla etkiledigi bir nevi hipnoz ettıgı ve kendıne bagladıgı ıddıa edilmiştir bunada ses büyüsü adını vermıslerdır. Anlatılanlara göre thule örgütü günümüzde de varolan masonlar gibi gizli bir örgüt birbirlerine öğreti olarak yakınlıkları vardır fakat Hitlerin Masonları sevdigi söylenemez hatta localarını kapatmıs bazı Masonları tutuklatmıstır bunun nedeni ise Kapalı bir örgüt ve ezoterik kadim bilgileri kendilerinde barındırdıkları için onları tehlikeli görmüştür cunku Hitlere göre 1 lider ve bir örgüt olması gerekirdi 2.ne yer yoktu.

Vladimir Terziski tarafından hazırlanan “The Secrets of The Third Reich” (Üçüncü Reich’ın Sırları) isimli video filminde, Nazi Thule ve Vril örgütü üyelerinin, dünya dışı canlılarla telepatik temas kurduklarını ileri sürülmüştür.

Thule örgütü Hitler iktidara gelmeden olayları hazırlamıs alt yapıyı yapmıs ve uygun zamanı buldugunda hitleri iktidara getirmiştir bu kendilerinin iddiasıdır

1923 yılında kurulan milliyetçi sosyalist parti’nin yedi kurucu üyesinden biri olan Eckardt, aynı yıl içinde öldüğünde, elindeki tüm bilgi birikimini Karl Haushofer’e bırakır. vasiyetinde ise, şöyle demektedir: “Hitler’i izleyiniz. dans edecektir; ancak müziği ben yazdım. onlarla temasa geçmesi için gerekli araçları kendisine verdik. bana da sakın acımayın. tarihi herhangi bir Alman’dan daha fazla etkilemiş olacağım. ”

Thule Örgütü Öğretisini Nereden Alıyor.

Thule örgütü öğretinisi Mu kıtasından aldıgını idda eder. Eski kadim öğretilere ulaştıklarını bunu sadece kendilerinin yapabileceğini bunun içinde Almanyadaki düzenin değişip yerine saf ırktan bir kişinin bu kişinin tabiki ögretiyi benimseyen ve bilen bir kişinin olması gerektigini söylerler. Hitleri alıp yetıstırdıklerını ona kadim ögretileri büyüyü, astrolojiyi, simyayı ve mu dinini ögrettiklerini ve zamanı geldiğinde de basa gecirdiklerini iddia ederler. Dediğim gibi Amacları mu kıtasısnın kadim ögretilerine ulasmak ve bunu dunyaya yaymaktır bunun içinde çaba güç para lazımdır ilk önce Almanya yı elegecirip kendilerine destegini almıslardır.
Thule örgütü, 1943 yılına kadar Tibet’le yakın ilişkiler içersinde olmuş, karşılıklı heyetler gönderilmiştir. hatta, 1926 yılında, Berlin ve Münih’e, küçük bir Hindu kolonisinin yerleştirildiği bilinmektedir (Rusların Berlin’e girişi sırasında, ölenler arasında, himalaya ırkından gelme, alman üniforması giymiş, üzerinde kimliği ve rütbesi bulunmayan bin kadar cesede rastlanmıştır). Nazi’lerin “odessa” adlı bilim örgütünde de, üst rütbeli Tibetlilerin çalışmış olduğu saptanmıştır. Tibet kökenli “yeşil ejder” adlı bir örgütün de, Thule örgütü ile bağlantılı olduğu bilinmektedir. Hitlerin ölüm adamı Himmler de tibete arastırmalara gitmiştir Amaçları ise bozulmus fakat cok fazla bozulmamıs mu kıtasından kalma kadim ırkları bulup onlarla tanısıp onlrdan ögretileri alıp almanya ve avrupaya daha sonra guclerı sayesınde butun dunyaya yaymak olmustur. Ayrıca Himmlerin Hitlerden daha fazla ezoterizme yakın oldugunu unutmayalım Ve iddialara göre oralara giden naziler oralardan bilgileri alıp ve bu sayede teknolojileri deneyleri ilerletip avrupayı işgal etmişlerdir. Bu teknpolojileri ise Uzaylılardan veya Kadim Mu kıtasından kalma bilginlerden aldıkları iddia edilir.
Cok gizli bir devlet sırrı dıye acıklanan bir belge ve acıklayanan ısmı gızlenmıstır işte oarada yazan kelimeler:
“Almanya’nın Bavyera bölgesindeydim. Cumartesi öğleden sonra, akşam olmak üzereydi. Karşı taraftan yüksekliği pek de fazla olmayan uçan bir cismin yaklaştığını gördüm. Çapı 8 ila 20 metre arasındaydı. Çevresine ıslık sesi yayıyordu ve cisim hafif bir titreşim ile sarsılıyordu. Cismin alt kısmında üç yarım küre bir tanede mavi nokta vardı. Ortadaki gamalı haç resmi hemen dikkatimi çekti. Pencere benzer bir şey yoktu sadece delikler vardı. Bu ıssız mekanda ve çevrede artık çalışmayan eski fabrikalardan başka bina yoktu. Garip cisim alçaldı ve görebildiğim kadarıyla bir duvarın arkasında yere indi. Az sonra ortaya çıkan kamyon cisme yaklaştı ve uzaktan pek de seçemediğim şeyler olmaya başladı. Sadece insan formunda iki silüet görebildim. Biri uçan cismin alt tarafında diğeri ise üstündeydi. Uçan disk yüzeyi metal plakalarla kaplanmışa benziyordu. Hem alttaki üç küre hemde üst tarafta çıkış borusuna benzeyen bölümler dikkatimi çekti. Az sonra ‘NSU 80 Solingen’ plakalı bir araba geldi. Bunu yeşil bir volkswagen izledi. Gidip yakından bakmaya karar verdiğimde ise, uçan cisim çoktan ortadan kaybolmuştu.Yaptığım gözlemden bir hafta sonra, bu bölgede pek çok kişinin UFO gördüğüne dair raporlar verildi. Benimle aynı cismi yada benzerlerini görmüş olabileceklerini düşündüm. Benzincide çalışan bir adamla konuştuğumda onunda aynı cismi gördüğünü öğrendim.”

Ve çetin Bal’ın bir iddiası

“UFO teknolojisi konusunda çalışmalar yapan ”Nazi Almanyası” görünmezlik teknolojisi, zamanda yolculuk ve boyut atlaması konularıyla da yakından ilgilenmişlerdir .Hatta bu ve benzeri teknolojilerin araştırılması için Tibet ve Hindistan taraflarına VİMANA adı verilen, destanlarda adı geçen uçan araçların tarih öncesi kayıtlarının incelenmesi yönünde bir ekip gönderildiği speküle edilmektedir. Benim kanımca o dönemdeki NAZİ bilim adamları elektromanyetik gücün bir çok doğa üstü gibi görünen fenomenlere yol açabileceğini biliyorlardı.Ve bahsi geçen teknolojilerin elektromanyetizmin gizemli yapısı içinde çözülebileceğini her nasılsa bir şekilde biliyorlardı.Ve elektromanyetizmin prensiplerini kullanarak yerçekimine karşı gelebileceklerini düşünüyorlardı.”

İddialar ne olursa olsun bitmiş bir devlet dusunun bir bölgesinde asker dahi bulunduramayan bir devlet ekonomisi cokmus para birimi marklar sobalarda evlerı ısıtmak için yakılan, insanları iş bulamayan ve aclıktan kırılan bir devlet 1. dunya savasından kalma ekipmanlar ve tanklar fakat bu devlet 10 sene sonra hitlerle birlikte polonya, fransa, hollanda, belçika, norvec luxemburg, yunanıstan, slovakya gibi devletlere diz cokturmus ve işgal etmıs bir devlet 10 sene öncesinde 1. dunya savası tankları bulunan fakat 10 sene sonra zamanının en guclu tanklarını ureten ve en fazla elinde bulunduran bir devlet bunu nasıl yaptıklarını klasik olarak okudugumuzda hayran kalabiliriz fakat efsanede olsa mitolojide olsa bu anlatılanlar daha bir anlam katmakta okuyucuya bir sonraki yazı dizimizde Nazilerin gercekten bunları nasıl basardıgı iddilarda oldugu gibi uzaylılarla iletişime gecip gecmedikleri arkalarında kimilerin dedigi gibi seytanın mı oldugunu arastırıp ıddıaları ınceleyecegiz.

nazi-ufo

Oyunuz kaydedildi! Şimdi paylaşabilirsiniz!


Ne Düşünüyorsun?

  • Beğen
  • Hahaha
  • Sevimli
  • İnanılmaz
  • Üzgün
  • Sinirli

İlginizi Çekebilecek Benzer Yazılar


Düşüncelerini bizimle paylaşır mısın?

Düşüncelerinizi bizimle paylaşır mısınız?

To Top
Paylaşım

Ayıp Ama!

Lütfen AdBlock eklentisini sitemiz için devredışı bırakınız!